بسم الله الرحمن الرحيم
و من كلام له عليه السلام لما أشير عليه بأن لا يتبع طلحة و الزبير و لا يرصد لهما القتال
وَ اللَّهِ لَا أَكُونُ كَالضَّبُعِ تَنَامُ عَلَى طُولِ اللَّدْمِ حَتَّى يَصِلَ إِلَيْهَا طَالِبُهَا وَ يَخْتِلَهَا رَاصِدُهَا وَ لَكِنِّي أَضْرِبُ بِالْمُقْبِلِ إِلَى الْحَقِّ الْمُدْبِرَ عَنْهُ وَ بِالسَّامِعِ الْمُطِيعِ الْعَاصِيَ الْمُرِيبَ أَبَداً حَتَّى يَأْتِيَ عَلَيَّ يَوْمِي فَوَاللَّهِ مَا زِلْتُ مَدْفُوعاً عَنْ حَقِّي مُسْتَأْثَراً عَلَيَّ مُنْذُ قَبَضَ اللَّهُ نَبِيَّهُ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ اله حَتَّى يَوْمِ النَّاسِ هَذَا
Hutbe 6
Talha ve Zübeyr Hz. Ali’ye biatlerini bozarak Basra’ya kaç¬tılar. Hz. Hasan babasına onların ardın¬dan gitmemesini ve onlarla savaşmamasını söyleyince şöyle buyurdu:
“Vallahi ben yuvasında uyuyan sırtlana benzemem.(2) Onu gözetleyen avcı (yuvadan çıkarmak için herhangi bir şeyle yavaşça) yere vurarak (onu sesin peşice yuva-dan çıkartır,) yakalar ve hileyle aldatır. Ben ise hayatta olduğum müddetçe hakka yönelenlerle birlikte, ondan yüz çeviren¬lerin; itaatkar ve söz dinleyenlerle birlikte, isyan edenler ve haktan şek edenlerin üzerine yürür ve onları bulduğum yerde vururum. Vallahi Allah elçisini katına aldığı zaman¬dan bu güne dek, hakkımdan mah-rum olmuş, hakkımı elde etmekten men edilmiş, işle-rimde yalnız bırakılmıştım.
_____________________________________________
1.et-Tarih, c. 6, s. 3107, Taberi, H. 36. Yıl olaylarında; Garib’ul Hadis, Ebu’l-Kasım bin Selam; es-Sihah, Cevheri, (Nehc’ül-Belağa yazılmadan 5 yıl önce vefat etmiştir. ); el-Emani, c. 1, s. 52, Şeyh Tusi; el-Garibin, Ebi Ubeyde Herevi; el-Kamil, c. 3, s. 476, Taberi; Simar’ul Kulub, s. 403, Ebu Mansur Sa’libi; el-Müsterşid, s. 74, Taberi
2. Bu cümle Arapça’da bir deyimdir. İşlerinden gafil olan kimseler için kullanılır.
بسم الله الرحمن الرحيم
و من خطبة له عليه السلام
اتَّخَذُوا الشَّيْطَانَ لِأَمْرِهِمْ مِلَاكاً وَ اتَّخَذَهُمْ لَهُ أَشْرَاكاً فَبَاضَ وَ فَرَّخَ فِي صُدُورِهِمْ وَ دَبَّ وَ دَرَجَ فِي حُجُورِهِمْ فَنَظَرَ بِأَعْيُنِهِمْ وَ نَطَقَ بِأَلْسِنَتِهِمْ فَرَكِبَ بِهِمُ الزَّلَلَ وَ زَيَّنَ لَهُمُ الْخَطَلَ فِعْلَ مَنْ قَدْ شَرِكَهُ الشَّيْطَانُ فِي سُلْطَانِهِ وَ نَطَقَ بِالْبَاطِلِ عَلَى لِسَانِهِ
Hutbe 7
Hz. Ali bu hutbesinde muhaliflerini eleştirmektedir.
“İşlerinde şeytanı ölçü aldılar, şeytan da onları or-taklar edindi. Şeytan gönüllerinde yuva yaptı, yumurt-ladı, civciv çıkardı, onları kendi eteğinde terbiye etti, büyüttü. Böylece onların gözleriyle baktı, dilleriyle söyledi. On¬ları hatalar merkebine bindirdi, onlara kötülükleri süsleyip güzel gös¬terdi. Sonunda işleri, güç ve saltanatında şeytanla ortak olanın ve onun diliyle batıl söz söyleyenin işine benzedi.”
__________________________________________
1. Rebi’ul Ebrar, Zemahşeri, c. 1, s. 109; en-Nihaye fi Garib’il-Hadis, c. 2, s. 50, İbn-i Esir
بسم الله الرحمن الرحيم
و من كلام له عليه السلام يعني به الزبير في حال اقتضت ذلك
يَزْعُمُ أَنَّهُ قَدْ بَايَعَ بِيَدِهِ وَ لَمْ يُبَايِعْ بِقَلْبِهِ فَقَدْ أَقَرَّ بِالْبَيْعَةِ وَ ادَّعَى الْوَلِيجَةَ فَلْيَأْتِ عَلَيْهَا بِأَمْرٍ يُعْرَفُ وَ إِلَّا فَلْيَدْخُلْ فِيمَا خَرَجَ مِنْهُ
Hutbe 8
Hz. Ali bu hutbesinde Zübeyr’i kastetmiştir.
“(Zübeyr) Eliyle biat ettiğini, gönlüyle etmediğini san¬maktadır. Biatini ikrar ettiği halde kalbinde bunun aksini gizlediğini iddia etmektedir. Öyleyse ya bunu is-pat eden bir delil getirsin, ya da çıktığı biatine geri dön-sün.”
________________________________________
1.el-Cemel, Şeyh Mufid, s. 175; el-Cemel, Vakidi
بسم الله الرحمن الرحيم
و من كلام له عليه السلام
وَ قَدْ أَرْعَدُوا وَ أَبْرَقُوا وَ مَعَ هَذَيْنِ الْأَمْرَيْنِ الْفَشَلُ وَ لَسْنَا نُرْعِدُ حَتَّى نُوقِعَ وَ لَا نُسِيلُ حَتَّى نُمْطِرَ
Hutbe 9
Hz. Ali, Talha ve Zübeyr’i Cemel savaşında şu şe¬kilde eleştir¬mektedir.
“Gök gibi gürlediler, şimşek gibi çaktılar. Ancak kor-kuyla kala-kaldılar, dağıldılar. Biz ise çakmadan gürleme¬yiz, yağmadan akmayız.”
__________________________________________
1. el-Cemel, Vakidi; el-Cemel, Şeyh Mufid, s. 177; İbn-i A’sem Futuh adlı kitabında ve hakeza Hatip Harezmi de nakletmiştir.
بسم الله الرحمن الرحيم
و من خطبة له عليه السلام
أَلَا وَ إِنَّ الشَّيْطَانَ قَدْ جَمَعَ حِزْبَهُ وَ اسْتَجْلَبَ خَيْلَهُ وَ رجله وَ إِنَّ بصيرتى لمعي مَا لَبَّسْتُ عَلَى نَفْسِي وَ لَا لُبِّسَ عَلَيَّ وَ ايْمُ اللَّهِ لَأُفْرِطَنَّ لَهُمْ حَوْضاً أَنَا مَاتِحُهُ لَا يصدرون عَنْهُ وَ لَا يَعُودُونَ إِلَيْهِ
Hutbe 10
Cemel savaşının müsebbipleri hakkında...
“Dikkat edin şeytan ordusunu toplamış, atlısını yaya-sını yanına almıştır. Ben ise basiretimi kaybetmedim. Ne ger¬çeği gizledim, ne de gerçek ben¬den gizlendi. Allah’a yemin ol¬sun suyunu çektiğim havuzu onlarla öyle bir dolduraca¬ğım ki bir daha ne oradan çıkabilirler ne de oraya döne¬bi¬lirler.”