اهل البيت

اسلامي احاديث خطب ادعية
 
الرئيسيةاليوميةس .و .جبحـثالأعضاءالمجموعاتالتسجيلدخول

شاطر | 
 

 Zulüm الظلم

استعرض الموضوع السابق استعرض الموضوع التالي اذهب الى الأسفل 
كاتب الموضوعرسالة
Admin
Admin
avatar

المساهمات : 613
تاريخ التسجيل : 21/04/2016

مُساهمةموضوع: Zulüm الظلم   الأحد أبريل 09, 2017 7:51 pm

بسم الله الرحمن الرحيم

Zulüm

الظّالم لئيم.
 10731.  1- “Zalim aşağılıktır. ” (c. 1, s. 24)

الظّلم عقاب.
 10732.  2- “Zulüm azaptır. ” (c. 1, s. 52)

- ظلم نفسه من رضى بدار الفناء عوضا عن دار البقاء.
 10733.  3- “Beka yurdu yerine fena yurduna razı olan kimse nefsine zulmetmiştir. ” (c. 4, s. 277)

ظلم اليتامى و الايامى، ينزل النّقم و يسلب النّعم اهلها.
 10734.  4- “Yetim ve dullara zulmetmek azab indirir ve nimetleri ehlinden alır. ” (c. 4, s. 281)

يوم المظلوم على الظّالم أشدّ من يوم الظّالم على المظلوم
 10735.  5- “Mazlumun zalim aleyhindeki günü (kıyamet günü), zalimin mazlum aleyhine olan gününden daha şiddetlidir. ” (c. 6, s. 477)

الظّالم ملوم
 10736.  6- “Zalim kınanmıştır. ” (c. 1, s. 36)

البغى يسلب النّعمة
 10737.  7- “Haksızlık nimeti yok eder. ” (c. 1, s. 103)

الظّلم يجلب النّقمة
 10738.  8- “Zulüm azab indirir. ” (c. 1, s. 103)

الظّلم وخيم العاقبة
 10739.  9- “Zulmün akıbeti korkunçtur. ” (c. 1, s. 117)

البغى يزيل النّعم
 10740.  10- “Haksızlık nimeti yok eder. ” (c. 1, s. 131)

الظّالم ينتظر العقوبة
 10741.  11- “Zalim cezayı gözetler. ” (c. 1, s. 161)

المظلوم ينتظر المثوبة.
 10742.  12- “Mazlum sevap yolunu gözetler. ” (c. 1, s. 161)

الظّلم يطرد النّعم.
 10743.  13- “Zulüm nimeti uzaklaştırır. ” (c. 1, s. 186)

البغى يجلب النّقم
 10744.  14- “Haksızlık azap indirir. ” (c. 1, s. 187)

الظّلم يوجب النّار.
 10745.  15- “Zulüm ateşe sebep olur. ” (c. 1, s. 201)

البغى يوجب الدّمار.
 10746.  16- “Haksızlık yokluğa sebep olur. ” (c. 1, s. 201)

الظّلم الام الرّذائل
 10747.  17- “Zulüm rezaletlerin en aşağılığıdır. ” (c. 1, s. 202)

الظّلم بوار الرّعيّة.
 10748.  18- “Zulüm halkın yok oluşudur. ” (c. 1, s. 203)

القدرة يزيلها العدوان
 10749.  19- “Düşmanlık gücü yok eder. ” (c. 1, s. 216)

الظّلم تبعات موبقات.
 10750.  20- “Zulüm helak edici etkilere sahiptir. ” (c. 1, s. 230)

البغى أعجل عقوبة.
 10751.  21- “Haksızlık ceza açısından en hızlı olandır. ” (c. 1, s. 222)

الظّلم يدمّر الدّيار.
 10752.  22- “Zulüm şehirleri altüst eder. ” (c. 1, s. 267)

الظّلم يردى صاحبه
 10753.  23- “Zulüm sahibini yok eder. ” (c. 1, s. 277)

البغى سائق الى الحين.
 10754.  24- “Haksızlık insanı ölüme sürükler. ” (c. 1, s. 303)

البغى اعجل شي‏ء عقوبة.
 10755.  25- “Haksızlık ceza açısından en hızlı olan şeydir. ” (c. 1, s. 320)

المتجبّر الظّالم توبقه آثامه.
 10756.  26- “Zorba zalimi günahları helak eder. ” (c. 1, s. 361)

الظّلم جرم لا ينسى
 10757.  27- “Zulüm unutulmayan bir suçtur. ” (c. 1, s. 363)

المؤمن لا يظلم و لا يتأثّم.
 10758.  28- “Mümin zulüm etmez ve günaha düşmez. ” (c. 1, s. 364)

البغى يصرع الرّجال و يدنى الآجال.
 10759.  29- “Haksızlık büyük insanları yere serer ve ecelleri yaklaştırır. ” (c. 1, s. 387)

الظّالم طاغ ينتظر احدى النّقمتين.
 10760.  30- “İsyankar zalim iki azaptan (dünya ve ahiret azabından) birini gözetler. ” (c. 2, s. 18)

الظّلم فى الدّنيا بوار، و فى الآخرة دمار.
 10761.  31- “Dünyada zulüm yokluk ve ahirette ise helak oluştur. ” (c. 2, s. 31)

- الظّلم يزلّ القدم و يسلب النّعم و يهلك الامم.
 10762.  32- “Zulüm ayağı kaydırır, nimeti yok eder ve ümmetleri helak eder. ” (c. 2, s. 36)

المتعدّى كثير الاضداد و الاعداء.
 10763.  33- “Saldırgan insanın düşmanları çok olur. ” (c. 2, s. 142)

اذكر عند الظّلم عدل اللَّه فيك و عند القدرة قدرة اللَّه عليك.
 10764.  34- “Zulüm anında Allah’ın senin hakkındaki adaletini ve kudret anında Allah’ın üzerindeki kudretini hatırla ! (c. 2, s. 193)

اتّقوا دعوة المظلوم فانّه يسأل اللَّه حقّه و اللَّه سبحانه اكرم من ان يسئل حقّا الّا اجاب.
 10765.  35- “Mazlumun duasından sakın. Şüphesiz o hakkını Allah’tan ister ve münezzeh olan Allah ise kendisinden bir hak istenildiğinde icabet etmemekten daha yücedir. ” (c. 2, s. 240)

اتّقوا البغى فانّه يجلب النّقم و يسلب النّعم و يوجب الغير.
 10766.  36- “Haksızlıktan sakının. Şüphesiz haksızlık azap indirir, nimeti yok eder ve değişmelere sebep olur. ” (c. 2, s. 250)

ابعدوا عن الظّلم فانّه اعظم الجرائم و اكبر المآثم.
 10767.  37- “Zulümden uzak durun. Şüphesiz zulüm en büyük suç ve en büyük günahtır. ” (c. 2, s. 251)

ايّاك و الظّلم فمن ظلم كرهت ايّامه
 10768.  38- “Zulümden sakının. Zulmeden kimsenin günleri tatsız geçer. ” (c. 2, s. 289)

ايّاك و الظّلم فانّه يزول عمّن تظلمه و يبقى عليك. ٢
 10769.  39- “Zulümden sakın. Şüphesiz zulmettiğin kimseden zulüm kalkar, ama (sonuçları) sana baki kalır. ” (c. 2, s. 290)

ايّاك و البغى فانّه يعجّل الصّرعة و يحلّ بالعامل به العبر.
 10770.  40- “Haksızlık etmekten sakın, şüphesiz haksızlık insanı hızla yere serer ve haksızlıkla amel eden kimse (başkaları için) ibret olur. ” (c. 2, s. 294)

ايّاك و الظّلم فانّه اكبر المعاصى و انّ الظّالم لمعاقب يوم القيامة بظلمه
 10771.  41- “Zulümden sakın, şüphesiz zulüm en büyük günahtır ve şüphesiz zalim kıyamet günü zulmüyle cezalandırılır. ” (c. 2, s. 296)

ايّاك و البغى فانّ الباغى يعجّل اللَّه له النّقمة و يحلّ به المثلات.
 10772.  42- “Haksızlıktan sakın, şüphesiz haksız kimseyi Allah süratle cezalandırır ve ona ibretli azaplar indirir. ” (c. 2, s. 313)

ايّاكم و صرعات البغى و فضحات الغدر و اثارة كامن الشّرّ المذمّم.
 10773.  43- “Haksızlığın yere sermelerinden, vefasızlığın rüsvalığından, gizli ve kınanmış kötülükleri harekete geçirmekten sakının. ” (c. 2, s. 323)

الا و انّ الظّلم ثلاثة فظلم لا يغفر، و ظلم لا يترك، و ظلم مغفور لا يطلب، فامّا الظّلم الّذى لا يغفر فالشّرك باللَّه لقوله تعالى: إِنَّ اللَّهَ لا يَغْفِرُ أَنْ يُشْرَكَ بِهِ وَ يَغْفِرُ ما دُونَ ذلِكَ‏
لِمَنْ يَشاءُ و امّا الظّلم الّذى يغفر فظلم المرء لنفسه عند بعض الهنات، و امّا الظّلم الّذى لا يترك فظلم العباد بعضهم بعضا، العقاب هنالك شديد ليس جرحا بالمدى و لا ضربا بالسّياط، و لكنّه ما يستصغر ذلك معه.
 10774.  44- “Bilin ki zulüm üç kısımdır: Bağışlanmayan zulüm, (cezası) terk edilmeyen zulüm ve bir de bağışla­nan ve sorulmayan zulüm. Bağışlanmayan zulüm, Allah’a şirk koşmaktır. Yüce Allah: “Allah ken­disine şirk koşulmasını kesinlikle bağışla­maz”[10] buyurmuş­tur. Bağışlanan zulüm, bazı küçük günahlarla kulun ken­disine yaptıklarıdır. Terk edilmeyip ce­zalandırılan zu­lüm ise, kulların birbirine zulmüdür. Bu­rada kısas çok şiddetlidir; bıçakla yaralamak veya kamçıyla vurmak gibi değildir. Bunlar onun yanında ne ka­dar küçük kalır!” (c. 2, s. 345)

اخسركم اظلمكم.
 10775.  45- “En hüsrana uğrayanınız en çok zulmedeninizdir. ” (c. 2, s. 370)

اقبح الشّيم العدوان
 10776.  46- “En çirkin ahlak düşmanlıktır. ” (c. 2, s. 375)

اعجل شي‏ء صرعة البغى.
 10777.  47- “(İnsanı) Yere serme açısından en hızlı şey haksızlıktır. ” (c. 2, s. 385)

اقبح السّير الظّلم
 10778.  48- “En çirkin davranış zulümdür. ” (c. 2, s. 385)

الام البغى عند القدرة.
 10779.  49- “En aşağılık haksızlık, kudret anındadır. ” (c. 2, s. 393)

انفذ السّهام دعوة المظلوم.
 10780.  50- “En etkili ok, mazlumun duasıdır. ” (c. 2, s. 395)

افحش البغى، البغى على‏
 10781.  51- “En çirkin haksızlık ülfet edilen kimselere yapılandır. ” (c. 2, s. 399)

اقبح الظّلم منعك حقوق اللَّه.
 10782.  52- “En çirkin zulüm, Allah’ın haklarını alıkoymandır. ” (c. 2, s. 421)

ابلغ ما تستجلب به النّقمة البغى و كفر النّعمة. ٢
 10783.  53- “Azap indiren en ektin şey haksızlık ve nimete nankörlük etmektir. ” (c. 2, s. 476)

اسرع المعاصى عقوبة ان تبغى على من لا يبغى عليك.
 10784.  54- “Ceza açısından en hızlı günah, sana haksızlık etmeyene haksızlık etmendir. ” (c. 2, s. 428)

اجور النّاس من ظلم من انصفه
 10785.  55- “İnsanların en zalimi kendisine insaflı davranan kimseye zulmedendir. ” (c. 2, s. 436)

نّ اعجل العقوبة عقوبة البغى
 10786.  56- “Şüphesiz en hızlı ceza, haksızlığın cezasıdır. ” (c. 2, s. 488)

انّ اسرع الشّرّ عقابا الظّلم.
 10787.  57- “Şüphesiz ceza açısından en hızlı kötülük zulümdür. ” (c. 2, s. 488)

انّ السّباع همّها العدوان على غيرها
 10788.  58- “Şüphesiz yırtıcı hayvanların tek derdi başkalarına zorbalık/düşmanlık etmektir. ” (c. 2, s. 495)

انّ القبح فى الظّلم بقدر الحسن فى العدل. ٢
 10789.  59- “Şüphesiz zulümdeki çirkinlik, adaletteki güzellik ölçüsüncedir. ” (c. 2, s. 502)

انّ دعوة المظلوم مجابة عند اللَّه سبحانه لانّه يطلب حقّه، و اللَّه تعالى اعدل ان يمنع ذا حقّ حقّه.
 10790.  60- “Şüphesiz mazlumun duası münezzeh olan Allah katında müstecab olur. Zira mazlum hakkını ister Allah-u Teala ise haklıdan hakkını esirgemekten daha adildir. ” (c. 2, s. 523)

اذا حدتك القدرة على ظلم النّاس فاذكر قدرة اللَّه سبحانه على عقوبتك و ذهاب ما آتيت اليهم عنهم و بقاءه عليك.
 10791.  61- “Kudret seni insanlara zulmetmeye zorlarsa münezzeh olan Allah’ın seni cezalandırmadaki kudretini, kendilerine yaptığın zulmün ortadan kalkışını ve sonuçlarının sana baki kaldığını hatırla. ” (c. 3, s. 165)

آفة الاقتدار البغى و العتوّ.
 10792.  62- “İktidarın afeti haksızlık ve zorbalıktır. ” (c. 3, s. 113)

بالظّلم تزول النّعم.
 10793.  63- “Zulümle nimet kalkar. ” (c. 3, s. 209)

بالبغى تجلب النّقم.
 10794.  64- “Haksızlıkla azap iner. ” (c. 3, s. 209)

بئس الظّلم ظلم المستسلم.
 10795.  65- “Teslim olan kimseye yapılan zulüm ne kötü zulümdür. ” (c. 3, s. 225)

دعوا طاعة البغى و العناد و اسلكوا سبيل الطّاعة و الانقياد تسعدوا فى المعاد.
 10796.  66- “Zulme ve düşmanlığa itaati terk edin, itaat ve teslimiyet yolunda yürüyün ki ahirette saadete eresiniz. ” (c. 4, s. 12)

دوام الظّلم يسلب النّعم و يجلب النّقم.
 10797.  67- “Zulmün devamı nimeti yok eder ve azap indirir. ” (c. 4, s. 21)

راكب الظّلم يدركه البوار.
 10798.  68- “Zulüm bineğine giren kimseyi helak/yokluk kuşatır. ” (c. 4, s. 85)

راكب الظّلم يكبو به مركبه.
 10799.  69- “Zulüm bineğine bineni, bineği yere serer. ” (c. 4, s. 85)

شرّ النّاس من يظلم النّاس.
 10800.  70- “İnsanların en kötüsü, insanlara zulmedendir. ” (c. 4, s. 164)

شرّ النّاس من يعين على المظلوم.
 10801.  71- “İnsanların en kötüsü mazlumun aleyhine yardım edendir. ” (c. 4, s. 175)

شيئان لا تسلم عاقبتهما: الظّلم و الشّرّ.
 10802.  72- “İki şeyin akıbeti salim olmaz: Zulüm ve kötülük. ” (c. 4, s. 184)

ظلم الحقّ من نصر الباطل.
 10803.  73- “Hakka zulmeden kimse, batıla yardım etmiştir. ” (c. 4, s. 273)

ظلم الضّعيف افحش الظّلم.
 10804.  74- “Zayıf kimseye zulmetmek, en çirkin zulümdür. ” (c. 4, s. 275)

ظلم المستسلم اعظم الجرم.
 10805.  75- “Teslim olan kimseye zulmetmek en büyük suçtur. ” (c. 4, s. 275)

ظلم العباد يفسد المعاد.
 10806.  76- “İnsanlara zulmetmek ahireti bozar. ” (c. 4, s. 276)

ظاهر اللَّه سبحانه بالعناد من ظلم العباد.
 10807.  77- “Allah’ın kullarına zulmeden kimse münezzeh olan Allah’a düşmanlığını açığa vurmuştur. ” (c. 4, s. 276)

ظلم المرء فى الدّنيا عنوان شقائه فى الآخرة.
 10808.  78- “İnsanın dünyadaki zulmü ahiretteki mutsuzluğunun nişanesidir. ” (c. 4, s. 276)

 ظالم النّاس يوم القيمة منكوب بظلمه، معذّب محروب.
0809.  79- “İnsanlara zulmeden kimse kıyamet günü zulmü sebebiyle zorluğa düşer, azaba duçar olur ve fakirleşir. ” (c. 4, s. 280)

ظلم المرء يوبقه و يصرعه.
 10810.  80- “İnsanın zulmü kendisini helak eder ve yere serer. ” (c. 4, s. 280)

ظلامة المظلومين يمهلها اللَّه سبحانه و لا يهملها.
 10811.  81- “Mazlum insanların hakkını arayanlara münezzeh olan Allah mühlet verir, ama onları (kendi haline) terk etmez. ” (c. 4, s. 280)

فى احتقاب المظالم زوال القدرة.
 10812.  82- “Kudretin gidişi mazlumların hakkını biriktirmededir. ” (c. 4, s. 407)

فى مظالم العباد احتقاب الآثام.
 10813.  83- “Günahların birikimi Allah’ın kullarının haklarına tecavüzdedir. ” (c. 4, s. 409)

قد ينصر المظلوم.
 10814.  84- “Şüphesiz mazluma yardım edilir. ” (c. 4, s. 467)

كم من نعمة سلبها ظلم.
 10815.  85- “Nice nimeti zulüm ortadan kaldırır. ” (c. 4, s. 547)

كفى بالظّلم طاردا للنّعمة و جالبا للنّقمة.
 10816.  86- “Nimeti yok edici ve azabı indirici olarak zulüm yeter. ” (c. 4, s. 583)

كفى بالبغى سالبا للنّعمة.
 10817.  87- “Nimeti giderici olarak haksızlık yeter. ” (c. 4, s. 583)

كن للمظلوم عونا و للظّالم خصما.
 10818.  88- “Mazluma yardımcı ve zalime düşman ol. ” (c. 4, s. 603)

لكلّ ظالم عقوبة لا تعدوه و صرعة لا تخطوه. ٥
 10819.  89- “Her zalimin geçemeyeceği bir ceza ve hata etmeyeceği bir yere serilişi vardır. ” (c. 5, s. 21)

للباغى صرعة
 10820.  90- “Zorbanın yere serilişi vardır. ” (c. 5, s. 26)

للظّالم انتقام
 10821.  91- “Zalimin (kendisinden alınacak ilahi) bir intikamı vardır. ” (c. 5, s. 27)

للظّالم بكفّه عضّة.
 10822.  92- “Zalimin parmağını ısırışı vardır. ” (c. 5, s. 29)

للظّالم من الرّجال ثلاث علامات: يظلم من فوقه بالمعصية و من دونه بالغلبة، و يظاهر القوم الظّلمة
 10823.  93- “İnsanlardan zalim olanların üç nişanesi vardır: Üstündekilere günahla zulmeder, altındakilere üstün gelerek zulmeder ve zalim topluluğa yardım eder. ” (c. 5, s. 45)

ليس شي‏ء ادعى الى زوال نعمة و تعجيل نقمة من اقامة على ظلم.
 10824.  94- “Zulüm üzere hareket etmekten daha etkili olan, nimetleri yok edici ve azap indirici şey yoktur. ” (c. 5, s. 89)

ن ظلم ظلم.
 10825.  95- “Zulmeden kimseye zulmedilir. ” (c. 5, s. 144)

من بغى كسر
 10826.  96- “Zorbalık eden kimse kırılır/yenilir. ” (c. 5, s. 144)

من ظلم افسد امره
 10827.  97- “Zulmeden kimse işini bozmuş olur. ” (c. 5, s. 154)

من ظلم رعيّته نصر اضداده.
 10828.  98- “Halkına zulüm eden, düşmanlarına yardım etmiştir. ” (c. 5, s. 168)

من ظلم دمّر عليه ظلمه.. ” (c. 5, s. 174)
 10829.  99- “Zulmeden kimseyi zulmü helak eder

من بغى عجّلت هلكته.
 10830.  100- “Zulmeden kimsenin helak oluşu çabuk olur. ” (c. 5, s. 174)

من ظلم عظمت صرعته.
 10831.  101- “Zulmeden kimsenin yere serilişi büyük olur. ” (c. 5, s. 174)

من ظلم اوبقه ظلمه
 10832.  102- “Zulmeden kimsenin zulmü onu helak eder. ” (c. 5, s. 176)

من ظلم قصم عمره
 10833.  103- “Zulüm eden kimsenin ömrü kırık/kısa olur. ” (c. 5, s. 193)

من اشفق على نفسه لم يظلم غيره.
 10834.  104- “Canından korkan kimse başkalarına zulmetmez. ” (c. 5, s. 231)

من ظلم عباد اللَّه كان اللَّه خصمه دون عباده.
 10835.  105- “Allah’ın kullarından zulmeden kimsenin hasmı kulları değil, bizzat Allah olur. ” (c. 5, s. 259)

من كثر تعدّيه كثرت اعاديه.
 10836.  106- “(Başkalarına karşı) saldırgan olan kimsenin düşmanları da çok olur. ” (c. 5, s. 271)

من كثر ظلمه كثرت ندامته
 10837.  107- “Zulmü çok olanın pişmanlığı da çok olur. ” (c. 5, s. 284)

من سلّ سيف العدوان قتل به.
 10838.  108- “İnsanlara düşmanlık ilacını çeken kimse onunla öldürür. ” (c. 5, s. 301)

من ظلم نفسه كان لغيره أظلم.
 10839.  109- “Nefsine zulmeden kimse başkalarına karşı daha da zalim olur. ” (c. 5, s. 330)

من ظلم العباد كان اللَّه خصمه.
 10840.  110- “Allah’ın kullarına zulmedenin hasmı Allah olur. ” (c. 5, s. 337)

من سلّ سيف البغى غمد فى راسه.
 10841.  111- “Zorbalık kılıcını çeken kimsenin kılıcı başına gömülür. ” (c. 5, s. 343)

من ظلم قصم عمره و دمّر عليه ظلمه.
 10842.  112- “Zulmeden kimsenin ömrü kırılır/kısalır ve zulmü kendisini helak eder. ” (c. 5, s. 348)

من ركب محجّة الظّلم كرهت ايّامه.
 10843.  113- “Zulüm yoluna koyulan kimsenin günleri tatsız geçer. ” (c. 5, s. 358)

من لم ينصف المظلوم من الظّالم عظمت آثامه
 10844.  114- “Mazlumun hakkını zalimden almayan kimsenin günahları büyük olur. ” (c. 5, s. 358)

من عامل رعيّته بالظّلم ازال اللَّه ملكه و عجّل بواره و هلكه.
 10845.  115- “Halkına zulmeden kimsenin Allah mülkünü yok eder, yokluk ve helak oluşu kazandırır. ” (c. 5, s. 358)

من سلّ سيف العدوان سلب عزّ السّلطان.
 10846.  116- “Düşmanlık kılıcını çeken kimseden saltanat izzeti alırı. ” (c. 5, s. 373)

من اعان على مسلم فقد برى‏ء من الاسلام. ٥
 10847.  117- “Bir Müslümanın zararına (başkasına) yardımcı olan kimse İslam'dan beri/uzak olmuştur. ” (c. 5, s. 469)

- من افحش الظّلم ظلم الكرام.
 10848.  118- “Yüce insanlara zulüm, en çirkin zulümdendir. ” (c. 6, s. 14)

ما اقرب النّقمة من الظّلوم.
 10849.  119- “Zalim insana azap ne kadar da yakındır. ” (c. 6, s. 64)

ما اقرب النّصرة من المظلوم.
 10850.  120- “Mazluma yardım ne kadar da yakındır. ” (c. 6, s. 64)

ما اعظم عقاب الباغى
 10851.  121- “Zalimin cezası ne de büyüktür. ” (c. 6, s. 64)

ما اعظم وزر من ظلم و اعتدى و تجبّر و طغى.
 10852.  122- “Zulmeden, saldırgan olan, zorbalık eden ve haksızlıkta bulunan kimsenin günahı ne de büyüktür. ” (c. 6, s. 72)

ما اقرب النّقمة من اهل البغى و العدوان. ٦
 10853.  123- “Haksızlık ve düşmanlık ehline azap ne de yakındır. ” (c. 6, s. 115)

ما اقرب النّقمة من اهل الظّلم و العدوان.
 10854.  124- “Zulüm ve düşmanlık ehline azap ne de yakındır!” (c. 6, s. 147)

هيهات ان ينجو الظّالم من اليم عذاب اللَّه و عظيم سطواته.
 10855.  125- “Heyhat! Zalimin Allah’ın elim azabından ve büyük cezasından kurtuluşu çok uzaktır. ” (c. 6, s. 204)

و لئن امهل اللَّه تعالى الظّالم فلن يفوته اخذه و هو له بالمرصاد على مجاز طريقه و موضع الشّجا من مجاز ريقه.
 10856.  126- “Allah’a and olsun ki eğer Allah-u Teala zalime mühlet verirse onu yakalayışı kalkmış olmaz. Allah onun geçtiği yolda ve tükürüğünün geçtiği yerde, (yani boğazında) pusu kurmuştur. ” (c. 6, s. 242)

ويل للباغين من احكم الحاكمين و عالم ضمائر المضمرين.
 10857.  127- “Hakimlerin hakimi ve saklayanların içini bilen Allah’tan dolayı zalimlere eyvahlar olsun!” (c. 6, s. 231)

لا ترخّصوا لانفسكم ان تذهب بكم فى مذاهب الظّلمة.
 10858.  128- “Nefislerinize sizleri zalimlerin yoluna götürmesine izin vermeyin. ” (c. 6, s. 278)

لا تبسطنّ يدك على من لا يقدر على دفعها عنه.
 10859.  129- “Savunmaya gücünün yetmediği kimseye karşı elini açma. (fırsat verme)” (c. 6, s. 288)

- لا تظلمنّ من لا يجد ناصرا الّا اللَّه.
 10860.  130- “Allah’tan başka bir yardımcı bulmayan kimseye zulmetme. ” (c. 6, s. 289)

- لا يكبرنّ عليك ظلم من ظلمك فانّه يسعى فى مضرّته و نفعك، و ما جزاء من يسرّك ان تسوءه
 10861.  131- “sana zulmedenin zulmü büyük gelmesin. Zira o kendine zarar, sana ise fayda vermeye çalışmaktadır. Seni sevindiren kimsenin mükafatı onu üzmen değildir. ” (c. 6, s. 311)

لا سواة كالظّلم.
 10862.  132- “Zulüm gibi bir kötülük yoktur. ” (c. 6, s. 355)

لا ظفر مع بغى
 10863.  133- “Haksızlıkla birlikte zafer olmaz. ” (c. 6, s. 357)

لا يؤمن بالمعاد من لا يتحرّج عن ظلم العباد.
 10864.  134- “Allah’ın kullarına zulmetmekten korkmayan kimse ahirete iman etmemiştir. ” (c. 6, s. 416)

 10865.  135- “Zulüm insanı yoldan çıkarır. ” (c. 1, s. 11)

 10866.  136- “Zulmün kötü sonuçları vardır. ” (c. 1, s. 55)

 10867.  137- “Zulüm adalet ile ters düşmektedir. ” (c. 1, s. 69)

 10868.  138- “Zulüm yok edicidir. ” (c. 1, s. 65)

 10869.  139- “Zulüm iki helak ediciden biridir. ” (c. 2, s. 22)

 10870.  140- “Cehaletin başı zulümdür. ” (c. 4, s. 50)

 10871.  141- “Haksızlık ve zulümden sakın. Şüphesiz haksızlık kılıca davet eder ve zulüm ise insanları göçe zorlar ve cezayı hızlandırır. ” (c. 2, s. 225)

 10872.  142- “Zulümden sakın. Şüphesiz zalim cennetin kokusunu alamaz. ” (c. 2, s. 297)

 10873.  143- “En çirkin şey yöneticilerin zulmüdür. ” (c. 2, s. 400)

 10874.  144- “Zalim insan kendini kınayana zulmü ulaşmasa dahi, insanların kendisine öfkelendiği ve kınadığı kimsedir. Adil insan ise bunun tam tersidir. ” (c. 2, s. 78)

 10875.  145- “En zalim insan zulmünü adalet sayan kimsedir. ” (c. 2, s. 478)

 10876.  146- “Zulüm kötü bir siyasettir. ” (c. 3, s. 254)

 10877.  147- “Zalimin devleti (varlığı) mümkün olan şeylerdendir. (Ama adil insanın devleti varlığı zorunlu olan şeylerdendir. ) ” (c. 4, s. 10)

 10878.  148- “Zalimin zamanı en kötü zamandır. ” (c. 4, s. 115)
الرجوع الى أعلى الصفحة اذهب الى الأسفل
معاينة صفحة البيانات الشخصي للعضو http://duahadith.forumarabia.com
 
Zulüm الظلم
استعرض الموضوع السابق استعرض الموضوع التالي الرجوع الى أعلى الصفحة 
صفحة 1 من اصل 1

صلاحيات هذا المنتدى:لاتستطيع الرد على المواضيع في هذا المنتدى
اهل البيت :: الفئة الأولى :: Hadis, Ayet ve İslami اللغة التركية :: كتابة :: غرر حكم Gurer'ul-Hikem-
انتقل الى: