اهل البيت

اسلامي احاديث خطب ادعية
 
الرئيسيةاليوميةس .و .جبحـثالأعضاءالمجموعاتالتسجيلدخول

شاطر | 
 

 Hutbe Numarasi 24 25

اذهب الى الأسفل 
كاتب الموضوعرسالة
Admin
Admin
avatar

المساهمات : 648
تاريخ التسجيل : 21/04/2016

مُساهمةموضوع: Hutbe Numarasi 24 25   الإثنين يوليو 11, 2016 6:46 pm

بسم الله الرحمن الرحيم

و من خطبة له عليه السلام
وَ لَعَمْرِي مَا عَلَيَّ مِنْ قِتَالِ مَنْ خَالَفَ الْحَقَّ وَ خَابَطَ الْغَيَّ مِنْ إِدْهَانٍ وَ لَا إِيهَانٍ فَاتَّقُوا اللَّهَ عِبَادَ اللَّهِ وَ فِرُّوا إِلَى اللَّهِ مِنَ اللَّهِ وَ امْضُوا فِي الَّذِي نَهَجَهُ لَكُمْ وَ قُومُوا بِمَا عَصَبَهُ بِكُمْ فَعَلِيٌّ ضَامِنٌ لِفَلْجِكُمْ آجِلًا إِنْ لَمْ تُمْنَحُوهُ عَاجِلًا

Hutbe 24

Hz. Ali (a.s) bu hutbesinde kendisi için “savaşta gevşeklik edi¬yor.” diyenleri reddederek insanları tak-vaya davet etmektedir.
“Canıma andolsun, hakka karşı duranlara ve sapıklık yolunda yürüyenlere karşı savaşmak hususunda müsamaha ve gevşeklik göster¬mem. O halde ey Allah’ın kulları, Al¬lah’tan korkun. Allah’tan, yine Allah’a (hışmından rahme¬tine, azabın¬dan bağışlamasına adaletinden fazlına) sığının, size apaçık duran, apaydın olan yolda yürü¬yün. (Allah’ın) Sizi mükellef kıldığı şeyleri yerine getirin. Bugün kurtuluşa eremezseniz de, Ali sizin ge¬lecekte kurtuluşa ereceğinizi garantiler.”
______________________________________________
1. en-Nihaye, İbn-i Esir, c. 3, s. 244


بسم الله الرحمن الرحيم

٢۵
و من خطبة له عليه السلام
و قد تواترت عليه الأخبار باستيلاء أصحاب معاوية على البلاد و قدم عليه عاملاه على اليمن و هما عبيد الله بن عباس و سعيد بن نمران لما غلب عليها بسر بن أبي أرطاة

فقام عليه السلام على المنبر ضجرا بتثاقل أصحابه عن الجهاد و مخالفتهم له في الرأي فقال مَا هِيَ إِلَّا الْكُوفَةُ أَقْبِضُهَا وَ أَبْسُطُهَا إِنْ لَمْ تَكُونِي إِلَّا أَنْتِ تَهُبُ‏ أَعَاصِيرُكِ فَقَبَّحَكِ اللَّهُ (وَ تَمَثَّلَ بِقَوْلِ الشَّاعِرِ)

لَعَمْرُ أَبِيكَ الْخَيْرِ يَا عَمْرُو إِنَّنِي عَلَى وَضَرٍ مِنْ ذَا الْإِنَاءِ قَلِيلِ‏

(ثُمَّ قَالَ عليه السلام) أُنْبِئْتُ بُسْراً قَدِ اطَّلَعَ الْيَمَنَ وَ إِنِّي وَ اللَّهِ لَأَظُنُّ أَنَّ هَؤُلَاءِ الْقَوْمَ سَيُدَالُونَ مِنْكُمْ بِاجْتِمَاعِهِمْ عَلَى بَاطِلِهِمْ وَ تَفَرُّقِكُمْ عَنْ حَقِّكُمْ وَ بِمَعْصِيَتِكُمْ إِمَامَكُمْ فِي الْحَقِّ وَ طَاعَتِهِمْ إِمَامَهُمْ فِي الْبَاطِلِ وَ بِأَدَائِهِمُ الْأَمَانَةَ إِلَى صَاحِبِهِمْ وَ خِيَانَتِكُمْ وَ بِصَلَاحِهِمْ فِي بِلَادِهِمْ وَ فَسَادِكُمْ فَلَوِ ائْتَمَنْتُ أَحَدَكُمْ عَلَى قَعْبٍ لَخَشِيتُ أَنْ يَذْهَبَ بِعِلَاقَتِهِ اللَّهُمَّ إِنِّي قَدْ مَلِلْتُهُمْ وَ مَلُّونِي وَ سَئِمْتُهُمْ وَ سَئِمُونِي فَأَبْدِلْنِي بِهِمْ خَيْراً مِنْهُمْ وَ أَبْدِلْهُمْ بِي شَرّاً مِنِّي اللَّهُمَّ مُثْ قُلُوبَهُمْ كَمَا يُمَاثُ الْمِلْحُ فِي الْمَاءِ أَمَا وَ اللَّهِ لَوَدِدْتُ أَنَّ لِي بِكُمْ أَلْفَ فَارِسٍ مِنْ بَنِي فِرَاسِ بْنِ غَنْمٍ

هُنَالِكَ لَوْ دَعَوْتِ أَتَاكَ مِنْهُمْ فَوَارِسُ مِثْلُ أَرْمِيَةِ الْحَمِيمِ‏

ثُمَّ نَزَلَ عليه السلام مِنَ الْمِنْبَرِ

أقول الأرمية جمع رميّ و هو السحاب و الحميم هاهنا وقت الصيف و إنما خص الشاعر سحاب الصيف بالذكر لأنه أشد جفولا و أسرع خفوفا لأنه لا ماء فيه و إنما يكون السحاب ثقيل السير لامتلائه بالماء و ذلك لا يكون في الأكثر إلا زمان الشتاء و إنما أراد الشاعر وصفهم بالسرعة إذا دعوا و الإغاثة إذا استغيثوا و الدليل على ذلك قوله «هنالك لو دعوت أتاك منهم‏»

Hutbe 25

Sürekli Muaviye’nin askerlerinin şehirleri birbiri ardınca ele geçirdiği haberleri geliyordu. Muaviye’nin gönderdiği Busr b. Ebi Ertat komutasındaki askerler Yemen’e girince Hz. Ali’nin Yemen valileri Ubeydullah b. Abbas ve Said b. Nemran şehri terk ederek Kufe’ye Hz. Ali’nin yanına vardılar. Yemen’de Osman’ın taraf¬tarı olan bir grub, bir takım maslahatlar üzere Hz. Ali’ye biat etmiş¬lerse de Irak halkı muhalefete kalkınca, Hz. Ali’nin Mısır valisi Muhammed b. Ebi Bekir öldü¬rülünce ve Şam ehlinin zulmü artınca, bu olayları fırsat bilerek Hz. Ali’nin bu iki valisine muhalefet ettiler. Hz. Ali bunu duyunca hemen bir mektup yaza¬rak onları tehdid etti. Onlar ise Hz. Ali’den bu iki valiyi azletme¬sini, aksi takdirde kendisine biat etmeyeceklerini söyle¬diler ve Hz. Ali’nin gönderdiği mektubu Muaviye’ye göndererek durumu ona da bildirdiler. Muaviye de he¬men bu durumu değerlendirerek fitneci ve kan dökücü birisi olan Busr b. Ebi Ertat’ı onların yardımına gön¬derdi. Busr San’a şehrine girince Hz. Ali’nin iki valisi Ubeydullah ve Said, Abdullah-i Sakafi’yi yerlerine ge¬çirerek oradan kaçıp Kûfe’ye doğru yola koyuldular. Busr ise Abdullah-i Sakafi’yi kat¬letti. Hz. Ali San’a’yı bırakıp kaçan bu iki valisini Busr ile savaşmadığı için kınadı. İki vali bir takım özürler, bahaneler ileri sürdü¬ler. Hz. Ali ashabının cihad hususundaki tembelliği ve emrine muhalefeti nedeniyle oldukça üzgün bir halde minbere çıka¬rak şöyle buyurdu:
“Elimde sadece sıkıp gevşettiğim (tasarruf edebildi-ğim) Kûfe kaldı. Ey Kûfe eğer elimde senden başka bir yer kalmayacak ve sende de fırtınalar esip kasırgalar kopacaksa (ehlin fitne, fesad ve nifak içine girecekse) Allah seni çir¬kinleştirsin (seni harabeye çevirsin, viran etsin...Hz. Ali daha sonra örnek olarak şairin şu beytini okudu:)
“Ey Amr hayırlı babanın ömrü hakkı için bana sa¬dece kabın dibindeki yağlı artık kaldı.”
Hz. Ali daha sonra şöyle buyurdu:
“Bana Busr’un Yemen’i ele geçirdiği haberi geldi. Val-lahi onlar, batıl yolda birlik içindeyken, sizin hak yolu-nuzda ayrılığa düşmeniz; onlar batıl yolda imamlarına itaat ederken, sizlerin hak yolunda ima¬mınıza isyan etmeniz; onlar emaneti sahibine verirken, sizin ema-nete hıyanet etmeniz; onlar şehirlerinde islah edici-düzgün hareket ederken sizin fesad-bozgunculuk etme-niz sebebiyle çok geçmeden sizlere galib geleceklerini sanıyorum.
Sizlere bir sağrak emanet etsem (devenin semerine ası¬lan) ipini götürmenizden korkuyorum.
Allah’ım ben onlardan (Kûfe ehlinden) bezdim, usan-dım Onlar da benden usanıp bezdiler. O halde bana onlardan hayırlısını ver ve onlara da benden kötüsünü musallat kıl. Allah’ım onların kalplerini tuzun suda eridiği gibi erit.
Allah’a andolsun ki sizin yerinize (gayret, cesaret ve dostlukla ün yapmış) Firas b. Ganm oğullarından bin atlım olmasını daha çok is¬terdim. (Daha sonra şu beyti okudu:)
“(Ey Ümmü Zenba!) Yardım için Temimoğulları’ndan yardım isteseydin, yaz bulutları gibi atlıları gelirdi sana.”
Daha sonra minberden aşağı indi.
Seyyid Razi burada şöyle demektedir: “Şair yaz bulut¬ları demiş, zira yaz bulutları fazla suya sahib olmadığı için hızlı hareket etmektedir. Kış bulutları ise fazla suya sahib olduğundan yavaş hareket etmektedir. Şair de bu yüzden yardıma koşanları yaz bulutlarına benzetmiştir.”
_________________________________________________
1. Muruc’uz-Zeheb, c. 3, s. 149, Mes’udi; İkd’ul Ferid, c. 3, s. 337, İbn-i Abdurabbih; Tarih-i Dimeşk, İbn-i Asakir, c. 1, s. 305 ve c. 10, s. 225; Ensab’ul Eşraf, c. 2, s. 383, Belazuri; el-İrşad, s. 131, Mufid; el-İhticac, s. 257, Tabersi; Mecma’ul Emsal, c. 2, s. 34, Meydan

الرجوع الى أعلى الصفحة اذهب الى الأسفل
معاينة صفحة البيانات الشخصي للعضو http://duahadith.forumarabia.com
 
Hutbe Numarasi 24 25
الرجوع الى أعلى الصفحة 
صفحة 1 من اصل 1

صلاحيات هذا المنتدى:لاتستطيع الرد على المواضيع في هذا المنتدى
اهل البيت :: الفئة الأولى :: Hadis, Ayet ve İslami اللغة التركية :: كتابة :: Nehc’ul Belağa-
انتقل الى: