اهل البيت

اسلامي احاديث خطب ادعية
 
الرئيسيةاليوميةس .و .جبحـثالأعضاءالمجموعاتالتسجيلدخول

شاطر | 
 

 -5.Hutbe Numarasi 4

اذهب الى الأسفل 
كاتب الموضوعرسالة
Admin
Admin
avatar

المساهمات : 648
تاريخ التسجيل : 21/04/2016

مُساهمةموضوع: -5.Hutbe Numarasi 4   الإثنين يوليو 11, 2016 2:29 am

بسم الله الرحمن الرحيم


و من خطبة له عليه السلام
بِنَا اهْتَدَيْتُمْ فِي الظَّلْمَاءِ وَ تَسَنَّمْتُمْ الْعَلْيَاءِ وَ بِنَا انفجرتم عَنِ السرار وُقِرَ سَمْعٌ لَمْ يَفْقَهِ الْوَاعِيَةَ وَ كَيْفَ يُرَاعِي النَّبْأَةَ مَنْ أَصَمَّتْهُ الصَّيْحَةُ ربط جَنَانٌ لَمْ يُفَارِقْهُ الْخَفَقَانُ مَا زِلْتُ أَنْتَظِرُ بِكُمْ عَوَاقِبَ الْغَدْرِ وَ أَتَوَسَّمُكُمْ بِحِلْيَةِ الْمُغْتَرِّينَ (حَتَّى) سَتَرَنِي عَنْكُمْ جِلْبَابُ الدِّينِ وَ بَصَّرَنِيكُمْ صِدْقُ النِّيَّةِ أَقَمْتُ لَكُمْ عَلَى سَنَنِ الْحَقِّ فِي جَوَادِّ الْمَضَلَّةِ حَيْثُ تَلْتَقُونَ وَ لَا دَلِيلَ وَ تَحْتَفِرُونَ وَ لَا تُمِيهُونَ الْيَوْمَ أُنْطِقُ لَكُمُ الْعَجْمَاءَ ذَاتَ الْبَيَانِ عَزَبَ رَأْيُ امْرِئٍ تَخَلَّفَ عَنِّي مَا شَكَكْتُ فِي الْحَقِّ مُذْ أُرِيتُهُ لَمْ يُوجِسْ مُوسَى عليه السلام خِيفَةً عَلَى نَفْسِهِ بَلْ أَشْفَقَ مِنْ غَلَبَةِ الْجُهَّالِ وَ دُوَلِ الضَّلَالِ الْيَوْمَ توافقنا عَلَى سَبِيلِ الْحَقِّ وَ الْبَاطِلِ مَنْ وَثِقَ بِمَاءٍ لَمْ يَظْمَأْ

Hutbe 4

Hz. Ali bu hutbesini Talha ve Zübeyr’in öldürülme-sinden sonra irad etmiştir.
“Karanlıklarda doğru yolu bizimle buldunuz, üsطtün-lüklere bizimle eriştiniz, akşam sonu karanlıklarında bi-zimle sabah aydınlığına erdiniz. Sağır olsun apaçık öğüdü duymayan kulak! Yüksek sesin sağır ettiği kulak, fısıltıyı nasıl duysun? (Allah korkusundan) Boyuna çar-pan titrek yürekler yatışsın/itminana ersin.
İşin sonunda haksızlığa sapacağınızı bekliyor, üzeri-nizde hileciler ve aldanmışların özelliklerini görüyordum. Niyetimin doğruluğu (gönül sefam) bana sizin gerçek halinizi gösterdiği halde din perdesine büründüğünüz için bunu görmezlikten geldim.
Batıl yol üzerinde toplandığınızda, sizin için hak yolun başında durdum. Her yana şaşkınca bakıyordunuz, kılavu¬zunuz yoktu, kuyu kazıyordunuz su bulamıyordunuz. Bugün artık beyan sahibinin konuşmayan/sessiz dilini konuşturuyorum. (Halimi beyan eden bu sır dolu hut¬beyi irad ediyorum) Bana muhalefet eden kimselerin reyi/görüşü yerin dibine batsın!
Bana gösterildiğinden beri hak konusunda şüpheye düşmedim. Musa nefsi için değil, cahillerin ve sapık/batıl devletlerin hakimi¬yetinden/galebesinden korkmuştu. Bu¬gün hak yolla batılın karşı karşıya geldiği yerde bir araya gelmiş bu¬lunuyoruz. Suya kavuşacağından emin olan kimse (bana itaat eden kimse) hiç susamaz.(sapıklığa düş¬mez.)”
______________________________________________
1.el-İrşad, s. 147, Şeyh Mufid; el-Müsterşid, s. 95, Taberi


^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^

بسم الله الرحمن الرحيم

خطبة 5
و من كلام له عليه السلام لما قبض رسول الله صلى الله عليه و اله و خاطبه العباس و أبو سفيان بن حرب في أن يبايعا له بالخلافة
أَيُّهَا النَّاسُ شُقُّوا أَمْوَاجَ الْفِتَنِ بِسُفُنِ النَّجَاةِ وَ عَرِّجُوا عَنْ طَرِيقِ الْمُنَافَرَةِ وَ ضَعُوا تِيجَانَ الْمُفَاخَرَةِ أَفْلَحَ مَنْ نَهَضَ بِجَنَاحٍ أَوِ اسْتَسْلَمَ فَأَرَاحَ مَاءٌ آجن وَ لُقْمَةٌ يغص بِهَا آكِلُهَا وَ مُجْتَنِي الثَّمَرَةِ لِغَيْرِ وَقْتِ إِينَاعِهَا كَالزَّارِعِ بِغَيْرِ أَرْضِهِ فَإِنْ أَقُلْ يَقُولُوا حَرَصَ عَلَى الْمُلْكِ وَ إِنْ أَسْكُتْ يَقُولُوا جَزِعَ مِنَ الْمَوْتِ هَيْهَاتَ بَعْدَ اللَّتَيَّا وَ الَّتِي وَ اللَّهِ لَابْنُ أَبِي طَالِبٍ آنَسُ بِالْمَوْتِ مِنَ الطِّفْلِ بِثَدْيِ أُمِّهِ بَلِ انْدَمَجْتُ عَلَى مَكْنُونِ عِلْمٍ لَوْ بُحْتُ بِهِ لَاضْطَرَبْتُمْ اضْطِرَابَ الْأَرْشِيَةِ فِي الطَّوِيِّ الْبَعِيدَةِ

Hutbe 5

Resulullah’ın vefatından sonra Abbas ve Ebu Sufyan b. Harb, Hz. Ali’ye biat etmek için geldiğinde onlara şöyle buyurdu:
“Ey insanlar! Fitne dalgalarını kurtuluş gemisiyle aşın, nefret yolundan ayrılıp gurur tacını başınızdan atın. Kana¬dıyla uçan (yeterli taraftarlarıyla kıyam eden) kurtulur ve teslim olan (yeterli taraftarı olmadığından inzivaya çekilen) halkı rahatlığa kavuşturur. Bu (yeterli taraftar olma¬dığı halde iddia ettiğiniz kıyam) kokmuş ve rengi de¬ğişmiş bir sudur. Yiyenin kursağında düğümlenen bir lokmadır. Vakti gelmeden ham meyveyi devşiren, başkasının topra¬ğına tohum ekene benzer.
Konuşacak olursam hükümet hırsına kapıldığımı söylü¬yorlar. Susacak olursam ölümden korktuğumu id-dia edi¬yorlar. Heyhat! Başımdan geçen bunca sayısız zor ve ağır olaydan sonra mı ölümden korkacağım. Allah’a andolsun ki Ebi Talib’in oğlunun(Ali’nin) ölümle ünsiyet ve dost¬luğu çocuğun anne memesine olan ünsiyet ve dostlu¬ğun¬dan daha çoktur. Ama ben şu anda gizli ilimlere daldım. Öyle ki eğer bildiklerimi açığa vuracak olursam derin kuyuya sarkıtılmış ip gibi titrer, ızdırap içinde kıvranırsı¬nız.”
____________________________________________
1. Tezkiret’ul Havas, 6. Bab, Sibt bin Cevzi; el-İhticac, c. 1, s. 127, Tabersi; el-Mehasin ve’l-Mesavi, c. 2, s. 139, Beyhaki
الرجوع الى أعلى الصفحة اذهب الى الأسفل
معاينة صفحة البيانات الشخصي للعضو http://duahadith.forumarabia.com
 
-5.Hutbe Numarasi 4
الرجوع الى أعلى الصفحة 
صفحة 1 من اصل 1

صلاحيات هذا المنتدى:لاتستطيع الرد على المواضيع في هذا المنتدى
اهل البيت :: الفئة الأولى :: Hadis, Ayet ve İslami اللغة التركية :: كتابة :: Nehc’ul Belağa-
انتقل الى: